İçeriğe geç

Filiz İsrail mi ?

Makarna Yerli Malı Mı? Bir Sofra, Bir Hikâye

Kayseri’nin o sıcak yaz akşamlarında, annemin mutfakta yaptığı makarnalar kadar, çocukluğumun en güzel anılarını hatırlatan bir şey yoktur. Belki de o makarnaların her bir tabağında, beni çocukken mutlu eden tüm o duyguları buluyorum. Ama bugün, size anlatacağım hikâye, makarnanın sadece bir yemek değil, aynı zamanda “yerli malı” olma durumunun ne kadar derin bir anlam taşıdığını anlatacak.

İlk Başta Basit Bir Soru

Bir akşam, mutfakta annemle sohbet ederken, onun hazırladığı mis gibi kokan makarnalar arasında, birden gözümde beliren basit bir soru vardı: Makarna yerli malı mı?

Evet, belki de bana göre hiç de basit olmayan bu soru, sonrasında bir sürü duyguyu harekete geçirdi. Kayseri’de doğup büyümüş biriyim, ancak makarna, yediğim en geleneksel yemeklerden biri değil. Kayseri’nin mutfağı, etli yemekleriyle ünlü, gözlemeleriyle, mantarlarıyla meşhur. O yüzden makarna bana hep “yabancı bir yemek” gibi gelirdi.

Ama o akşam, o sade sorunun ardında başka bir şey vardı. Annem gözlüğünü burnuna yerleştirip mutfakta karıştırdığı tencereden kafasını kaldırarak bana bakarken, o soru zihnime girmişti. Hani, ne bileyim, annem hep bana “Yerel olan her şey, bizimle bir bütün” derdi ya… Bu soru işte o sözlere zıt düşer gibi gelmeye başlamıştı. Makarna, belki de tüm dünyada tüketilen en global yemeklerden biri. Ama yerli mi?

Kayseri’den Bir Yola Çıkmak

Birçok yörede olduğu gibi, Kayseri’de de mutfak kültürü halkın kimliğiyle özdeşleşmiştir. Kayseri pastırması, sucuğu, mantarları, börekleri hep bu şehre ait gurur kaynağımızdır. O yüzden makarna gibi bir şeyin, kayıtsızca sofrada bulunması, bana garip gelmeye başlamıştı. Sonra düşündüm…

İçim bir an kayboldu, bir yerlere gitti. “Makarna yerli malı mı?” diye sormak, belki de o kadar basit değildi. Birçok insan, sadece bir şeyin üretim yeriyle ilgili düşünür. Ancak ben daha derin bir şey hissettim: Yabancı bir yemeğin soframa katılması, içimde bazen küçücük de olsa bir kaygı uyandırıyordu. Belki de bu kaygı, köklerime bağlı bir duygu, geçmişin o derin izlerinin beni ele geçirmesiyle ilgiliydi.

Hikâyenin bu noktasında, biraz hayal kırıklığına uğradım. Makarnanın yerli malı olmasını istiyordum ama nasıl? Kayseri’de yetişen buğdaylar, geleneksel yöntemlerle işlenip, o annemin mutfakta dökme tenceresinde pişen o tanıdık makarnayı bana nasıl sunabilirdik?

Anneme Sorular Sormak

İçimdeki bu karmaşayı atmak için anneme sordum. Gülümsedi. “Yerli malı mı? Tabi ki yerli malı! Annem o zaman makarna yapardı, taze taze. Ama bazı şeyler zamanla değişiyor. Her şeyin en iyisi, yerli değil mi?” dedi.

Bu sözleri duyduğumda, kafamdaki düşünceler iyice yoğunlaşmıştı. Annemin cevabı, aslında çok basitti. Yerli olmak, sadece o ürünün bir yerel kaynağa dayanmasıyla ilgili değildi. Aynı zamanda o yemeği yapma biçimi, o yemeği sevme şekli, bir sofra etrafında yapılan sohbetlerin kendisi de “yerli” olabilirdi. Makarnanın kendisi belki dışarıdan gelmişti, ama sofradaki huzur, o mutfakta geçen zaman, her şey yerliydi.

Yerli Malı: Yalnızca Yemek Mi?

Bir tabak makarna yerli malı olabilir mi? Annem, cevabını verirken aslında sadece yemek hakkında konuşmuyordu. O, yerli malı kavramını çok daha derin bir yerde tutuyordu. Hangi yemek yerli, hangisi yabancı, bunu kafamda tartışırken fark ettim ki, aslında “yerli malı” derken biz sadece bir yiyeceğin kaynağını değil, ona katılan sevgiyi, zamanı, emeği ve kültürü de kastediyoruz.

Bir tabak makarnanın içinde annemin elleriyle şekil verdiği, mutfaktaki kokulardan başka, geçmişten gelen bir anlam var. O anı, o anın duygusunu ben o makarnada buluyorum. İşte o yüzden, makarna yerli malı mı sorusu, sadece bu yemeğin menşeiyle ilgili olmaktan çıktı. O yemek, annemin ellerinden, o mutfak sohbetlerinden, o Kayseri havasından besleniyordu. Köklerimle bir bütünleşmeydi bu.

Yerli malı dediğimizde, aslında sadece fiziksel olarak yerli olanı değil, duygusal olarak da bize ait olanı, içselleştirdiğimiz bir kültürü de kastettiğimizi fark ettim. O yüzden makarna yerli malıydı.

Sonra Bir Gün…

Sonraki birkaç hafta boyunca, makarna daha sık sofrada yer almaya başladı. Ama artık o sadece dışarıdan gelen bir yemek değildi. O yemek, annemle geçirdiğimiz zamanın, sohbetlerin, mutfak anılarının bir parçasıydı. O kadar basit bir şeyin, bir yemeğin, insanın içindeki duyguları bu kadar derinden etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim.

Yerli malı olup olmaması, belki de o kadar da önemli değildi. Çünkü bazen önemli olan, yemeğin kaynağından daha çok, onu yediğiniz ortam, kimle yediğiniz ve o anın sizin için ne ifade ettiğiydi. O yüzden, o akşam makarna yerli malıydı ve ben bununla mutlu oldum.

Makarnanın Hikâyesi: Bir Duygu, Bir Anı

Sonunda, makarnanın yerli malı olup olmadığını tartışmak, beni daha derin bir yerle buluşturdu. O yemek, sadece mutfakta geçirdiğimiz zamanı değil, içinde yaşadığımız kültürü, geçmişimizi ve birbirimize duyduğumuz sevgiyi de barındırıyordu. Bu yüzden, makarna yerli malıydı. O kadar basit ama bir o kadar da derindi.

Belki de yerli olmak, sadece ne ürettiğiniz değil, neyi sevdiğiniz, neyi içselleştirdiğiniz ve nasıl bir kültürle büyüdüğünüzle ilgiliydi. Yani, her şeyin yerli ve millî olma hali, sadece dışarıdan gelen bir şeyin benim hayatıma nasıl dokunduğuyla ilgiliydi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://www.tulipbet.online/