İçeriğe geç

Bitkiler biyolojik yasa mı ?

Bitkiler Biyolojik Yasa Mı?

Bazen sabahları bir kahve içip, “Bugün dünyaya nasıl katkı sağlasam?” diye düşünürken, gözlerim evdeki bitkilere takılıyor. Hani o güzelim yeşil yaprakları olan, neredeyse “beni sulamadığınız sürece bir insan gibi sessizce içsel bir isyan başlatan” bitkiler… Bunlar biyolojik yasa mıdır? Yoksa “Kendine iyi bak, ben büyüyorum ama bana dokunma” tarzı, yalnızca bitkilerin anlayabileceği karmaşık bir yaşam felsefesi mi? Bunu anlamaya çalışırken kendimi biraz ciddiye alıyorum, biraz da fazla düşünüyorum ama sonuçta bitkiler de biyo-liseliyse, bir şeyler öğreniriz diye düşünüyorum.

Bitkiler, Biyolojik Yasa Olmaz mı?

Her şeyin bir yasa çerçevesi içinde işlemeye çalıştığı şu dünyada, bitkilerin de yasaları olduğunu düşünmek ilginç olmaz mı? Sonuçta, sabah güneş doğuyor, akşam batıyor, bitkiler de işte o sırada “güneş enerjisi alacak, havadaki karbondioksiti kullanacak, bir iki tane oksijen üretip atmosferi kurtaracak” diye plan yapıyorlar. Hani biz insanlar, bazen hayatın anlamını sorgularken, bir yandan bitkiler, sakin sakin fotosentez yapıyor. Çok cool, değil mi?

Bir sabah, arkadaşımla kahve içiyorum, yanında da evdeki bitkiler. Benim bitkiler her ne kadar sağlıklı görünseler de, fark ettiyseniz – evet, gözümün içine bakmayın – her biri biraz sanki “ben sana bakmam, sen bana bak” ilişkisi içinde. Yani, onların da bir yasa çerçevesinde var olma durumu var sanki.

> Ben: “Bence bitkiler de tıpkı biz insanlar gibi biyolojik yasalarına tabi. Yani bir yaşam döngüsü var, büyüyorlar, gelişiyorlar, sonra ölürler.”

> Arkadaşım: “Evet, ama o yasaların hepsi doğal… Bizimki gibi kurallara dayalı değil, değil mi? Mesela bitkilerde ‘mesai saati’ var mı?”

Bu soru kafamda çınlıyor: Bitkiler biyolojik yasa mı?

Bitkilerin Hayat Felsefesi

İçimdeki filozof birden devreye giriyor ve şöyle diyor: “Biyolojik yasa dediğimiz şey aslında doğanın bir düzenidir. Bitkiler bunu kabul ediyor. Hani biz ‘yaşama hakkı’ derken, bitkiler sessizce sadece büyüyorlar. Hadi gel bir yapraklarına bak, ne kadar ciddi olduklarını göreceksin.”

Buna bir de komik bir bakış açısıyla yaklaşalım. Hayatlarında “yaşama yasağı” diye bir şey var mı, diye sorguluyorum. Yani, evet, bitkiler güneşe ihtiyaç duyarlar ama bu bir yasa mı? Yoksa güneşi görmemek onları, çiçeklerini solmuş hâlde bırakmaya mı mecbur eder? Kim bilir, belki bu da onların biyolojik yasasıdır. Hadi, diyelim ki bitkilerin böyle bir “yasa” içindeki yaşam döngüsüne dair bir farkındalıkları var mı? Durup dururken düşündüm; saksının içinde hapsolmuşken bence yok!

İçimden Geçen Şüpheler

Bir yandan düşünüyorum, “Bitkiler biyolojik yasa mı?” sorusuna nasıl yaklaşmalıyız? Ve ardından gelen iç sesim şu şekilde sorguluyor:

> İç Ses: “Ya bitkilerde de bizim gibi ‘Yarının güneşini bilmeden yaşamak’ felsefesi varsa?”

Bu düşünce gerçekten kafamı karıştırıyor. Bitkilerin de kendi başlarına “günlük düzen” kurduklarını hayal etmek, biraz komik ama bir o kadar da anlamlı. Mesela şu an tam karşımdaki bitkiye bakıyorum. Kendi halinde, hiçbir şey düşünmeden sabırla büyüyor. Sanki “Bana su verirsen, ben sana oksijen veririm” diye sessiz bir anlaşma yapmış gibi. Ama bu anlaşma, aslında biyolojik bir yasa mı, yoksa bitkilerin hayatta kalma çabası mı?

Tabii, biz insanlar bazen bu tarz yasaları unutup, bitkileri sadece dekor olarak kullanıyoruz. Bununla dalga geçer gibi şöyle diyorum: “Evdeki bitkiler de özgürlüğüne düşkün. Hadi onlara bazı haklar verelim, biraz daha doğal yaşasınlar!”

Biraz Mizah, Biraz Gerçek

Bitkiler biyolojik yasa mı sorusu üzerinde düşünürken, aslında bu kadar ciddiye almam gerektiğini fark ediyorum. Biraz mizah, biraz eğlence… Çünkü bitkiler, ne kadar biyolojik yasaları takip etseler de, onları biz insanlar yaratıyoruz. Çevremizdeki yaşam, bizim onlara verdiğimiz öneme ve bakış açımıza bağlı olarak şekilleniyor.

İçimdeki komik taraf şunu söylüyor: “Bitkilerin yasa çerçevesi içinde yer alması demek, bu yasayı insanlara uydurmak gibi bir şey. Ama biz aslında biyolojik olarak birbirimizi anlıyor muyuz? Şimdi, gerçekten bitkilere ‘yasalar’ koymaya çalıştığımızda, belki de onları daha çok ‘kendi rahatımıza’ alıştırıyoruz.”

Sonuçta…

Bitkiler biyolojik yasa mı? Evet, aslında bir anlamda öyle. Doğanın yasalarına göre büyüyorlar, gelişiyorlar ve hayat döngülerini sürdürüyorlar. Ama bu yasalar çok sessiz ve kendi halinde işliyor. Biz, onlara bakarken bir yasayı, bir düzeni sorguluyoruz ama belki de bitkiler, sadece “ben buradayım” diyerek yaşamaya devam ediyorlar. Yani sonuç olarak, belki de her şeyin biyolojik bir yasası vardır ama biz o yasaları bazen “biyo-mizah”la sorguluyoruz. Bitkiler ve biz, belki de sadece evrende bir yerde, birbirimize verdiğimiz değerle, yasalarımızı oluşturuyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://www.tulipbet.online/