Suna Hangi Kökenli?
Kayseri’nin sokaklarında yürürken, kalbimin neden bu kadar hızlı attığını bir türlü anlamıyordum. Bazen, bir kelime, bir ses ya da bir anı insanın ruhunu sarar, ve işte ben o anlardan birini yaşıyordum. O sabah, Suna’nın adını duyduğumda bir şeyler değişti. Sadece bir isim değil, sanki bir yolculuk başlıyordu. “Suna hangi kökenli?” sorusu kafamda yankılandı, ve ben hiç istemesem de, bunu bir şekilde çözmeliydim.
O İlk An: Tanışma
Kayseri’de bir kafe var, köşede oturup insanları izleyebileceğiniz, kahve kokusunun her tarafı sardığı, sakin bir yer. İşte o kafede, sabahın erken saatlerinde birinci fincan kahvemi içerken karşılaştım Suna’yla. İlk başta sadece yüzündeki o masum gülüş ve gözlerindeki o ince ışık dikkatimi çekti. Ama sonradan adı, “Suna,” kulağımda yankı yapmaya başladı. Sanki bir şey eksikti, bir şey arıyordum ama ne olduğunu bilmiyordum.
O an, bu ismin peşine düşeceğimi hiç tahmin etmemiştim. Tanıştık, kısa ama anlamlı bir sohbet ettik. İşte o sohbet sırasında, isminin nasıl bir kökene dayandığına dair merakım da başladı. Çünkü, adlar sadece sesler değil, bir kimliktir. Bir anlam taşıyan, kültürden kültüre geçen bir anlam.
Kayseri’de Bir Gün: Kökleri Aramak
O sabahın geç saatlerine kadar, Suna’nın adını düşünmeden edemedim. Adlar insanı çokça yansıtır. Bunu her zaman biliyordum ama o gün, “Suna”nın arkasındaki kökeni öğrenmek için içimde bir şeyler kıpırdamaya başladı. Kayseri’nin sokaklarında yürürken, Suna’nın adı hep aklımdan geçti.
Bir arkadaşım var, Sinem. O, her zaman bana isimlerin kökenlerini araştırmam gerektiğini söylerdi. Bugün, Sinem’in sözleri geldi aklıma. Bir akşamüstü, Sinem’le çay içmeye gittiğimde ona Suna’nın adını sordum. “Suna hangi kökenli?” dedim, heyecanla. Sinem gülümsedi ve “Türkçe bir isim, kökeni eski Türk kültürlerine dayanan, doğayla, güzellikle, zarafetle ilişkilendirilen bir ad,” diye yanıt verdi.
Ama yine de bir eksiklik vardı. Suna’nın isminin sadece güzellikten ibaret olmadığını biliyordum. İçimdeki o boşluk, kaybolmamıştı. O an fark ettim ki, bu isimde bana tanıdık bir şey vardı. Bir kökenin, bir tarihin, bir geçmişin yankısı.
Duygusal Bir Çözülüş: Kökler ve Anlamlar
Suna’nın ismi hakkında daha fazla bilgi edinmeye karar verdim. İnternete bakmaya başladım. Meğerse “Suna” ismi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir isimdi. Arapçadaki “suna” kelimesi, “güzel, hoş” anlamına geliyordu. Yani, Suna’nın adı, ona uyacak şekilde bir anlam taşırmış. Ama bu sadece bir başlangıçtı. Derinleştikçe öğrendim ki, “Suna” kelimesi aynı zamanda doğayla ilişkilendirilen, doğadan ilham alan bir anlam taşıyor. Yani, adı gibi, hem içindeki zarafeti hem de dışındaki güzelliği simgeliyor.
Bir an Suna’yı düşündüm. Belki de gerçekten adıyla özdeşleşiyordu. Belki de o zarif ve içten gülüşü, isminden geliyordu. Ama bir şey daha vardı; kaybolan bir şey, eksik kalan bir parça… Bu ismin ona ne kadar yakıştığını düşündükçe, belki de bu kökenlerin derinliği, içindeki duyguları daha da güçlendiriyordu. Adlar, sadece harflerden oluşmaz, her bir harf, bir hikayeyi taşır.
Bir Anlık Huzur: Hayal Kırıklığı ve Umut
Kayseri’de sabahın en güzel saatlerinden birinde, o kafede otururken, bir de baktım ki, her şey yavaşça anlam kazanmaya başladı. Suna’nın adını öğrenmek, adeta geçmişin kapılarını aralamak gibi bir şeydi. O an, kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşan duygusal bir çözülüş yaşadım. Kayseri’nin sokaklarında, şehri sevdiğimi fark ettim. Suna, belki de bu şehri sevme şeklimin bir parçasıydı.
Fakat, bir hayal kırıklığı vardı içinde. Suna’nın içindeki o derinlik, bana ulaşamadı. Sadece ismini ve kökenini öğrenebilmiş olmanın verdiği huzurla, kalbimde bir eksiklik kaldı. Hani bazen birini anlamaya çalışırken, tüm çabana rağmen bir şeyler eksik kalır ya, işte tam olarak öyle bir şeydi.
Ama belki de bu yüzden, isimler çok değerli. Çünkü onlar, bir insanın köklerini, geçmişini, kimliğini taşır. Ve her insan, isminin arkasındaki anlamla bir bütün olur. Belki de bu yüzden, “Suna hangi kökenli?” sorusu sorulmaya değer. Bu sorunun ardında hem merak, hem de keşif arzusu var.
Sonuç: Kayseri’nin Sokaklarında Bir Adın Anlamı
Kayseri’nin sıcağında, o kahvenin son yudumlarını içerken, Suna’nın ismiyle ilgili bulduğum her bilgi, bana biraz daha huzur verdi. Bazen bir ismin arkasındaki kökeni araştırmak, bir insanı anlamanın ilk adımı olur. Ve belki de en önemlisi, isimlerin geçmişle, kültürle, gelenekle olan bağını görmekti. Bir kelime, bazen bir insanın kimliğini şekillendirir.
Benim için, “Suna hangi kökenli?” sorusu basit bir merakın ötesinde, bir keşifti. Kayseri’nin sıcak sokaklarında, bir ismin ne kadar derin olabileceğini düşündüm. Bir adı, kökeniyle, anlamıyla sevmek, bazen bir insanı tanımanın en güzel yoludur.